20120413

Bir Yanlışı Düzelttim Bu Gece..


Bazen sayfalarca yazmak istiyorum, parmaklarım tuşlara dakikalarca değiyor ama ortaya çıkan şey aklımdakiler gibi karmakarışık, bütünden uzak.İşte öyle anlarda derdimi anlatan şarkılar bulabildiğim için mutlu oluyorum. bana hep böyle oluyor; önce bir sese aşık oluyorum sonra o sesin vücut bulmuş halini görünce gözlerimi o kişiden alamıyorum. 

Demem o ki; konuşmalarda söylenenler kadar söylenmeyenleri de anlayabilmek gerek sanki. diğer türlü iletişim biraz yavan kalıyor. insanların bazı şeyleri saklamak için verdiği çabayı fark edince sakladıkları şeyi anlamak çok kolay oluyor. gerçekten de insan tüm çabasına rağmen kendinden kaçamıyor, yalanlar bile bir şekilde doğruları temsil ediyor; mutlaka kendinden bir iz taşıyor. nedense saklanan şey kişiden bağımsız dışarı çıkmak istiyor, bunu yaparken de bir sürü yola başvuruyor. birazcık dikkatli bakınca, biraz daha dikkatli dinleyince her şey netleşiveriyor. her zaman daha fazlasını yapamasam da, bazen bazı şeylerin daha ilerisini görmek mini zaferler kazanmışım gibi hissetmemi sağlıyor.
yalnızlık üzerine konuşmayı sevmeyen bir insan olarak yalnızlıkla ilgili çok fazla konuşuyorum sanki. böyle bir cümle kurduğum da bugün dolmuşta, eve dönerken aklıma geldi. eve hep dönülüyor değil mi? keşke gidilen bir ev olsaydı, bir ev ihtimali ya da. var olan evden, dönülen evden başkası. güzel olmaz mıydı? dolmuşlarda yıllar önce kurduğu manasız cümleleri hatırlayan bir insan olarak belki de dönebileceğim bir evim olduğu için şanslıyımdır. insan bazen şansını zorlamamalı. olacak şey var, olmayacak şey var. neden hayatım boyunca var olmayan şeyleri özledim, neden hep imkanım dışı seçeneklere ulaşamamayı kayıp olarak gördüm, neden hep kendi kalbimi kırdım? kendimi anlayamıyorum. insan kendi kalbini kırar mı? kırmamalı. dünya bu kadar kırıcı bir yerken insan kendini kırmamalı. meli, malı cümleler kurmayı sevmeyen biri olarak fazlasıyla içi boş cümle kurdum galiba bu gece. ama fazladan birkaç cümle ile şansımı zorlarsam şunu söyleyebilirim ki; tüm manasızlıklar içinde, bunca kırıklıktan öğrendiğim tek şey; hayatta hiçbir şeyin olması gerektiği gibi olmadığı. olması gereken sadece kafamızın içinde çünkü. insanın kendi kafasının içindekinin gerçek olamaması ne büyük bir dram. büyük gerçek. en azından gerçeğin ne olduğunu fark etmek hafifletir belki bu trajediyi. insanlar tam tersi olacağını söyleseler de... masalların insanı üzmediğini kim söylemiş. gerçeği kabullenmek kadar masalsı olamaz hiçbir masal.

Bir sıçan, iki sıçan, üçüncüde kapan (kapan, uyumam lazım).


6 yorum:

cnbrk.dmr dedi ki...

bazen belkide sadece 'küçük şeyler'den mutlu olmalıyız.

yeni bir güne açtın gözlerini, hadi sıçanların kalkma vakti :)

stupidrabbit dedi ki...

Bence çevrende olanlarla mutlu olmayı dene bi kerede :) Hayatta sahip olduğumuz şeyler için yaşamalıyız.. Sahip olmadıklarımızı düşünmek bizi sadece üzer.. Düşünme :)

megalomanyak dedi ki...

hayfanfanii.blog.spot çalındı. oldu http://birhayfaningizlidefteri.blogspot.com/ buraya beklerim.:)

Şepşekerin Fikir Evi dedi ki...

Her şey ne kadar manasız aslında !
Belki de bulutlardan bonibon yağar ;)

cnbrk.dmr dedi ki...

nerdesin küçük şeyler...?

Dayatılanla Yaşayan dedi ki...

kendi içinde çözümü bilirken kendine yenilgi neden? çözüm tatmin etmediği için mi?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...